Bazen işin kendisi küçük ama süreç devasa oluyor. Bende de öyle oldu. Ofiste bir sunum hazırlıyoruz; birkaç görsel gerekiyor. Ardından “madem el attık” deyip sosyal medya için de 8–10 tane şablon hazırlatalım dedik. İşin rengi bir anda değişti; konu sadece görsel değil, belki de sıfırdan web sitesi yaptırmak veya mevcut yapıyı yenilemek noktasına kadar geldi. Çünkü mobilde bazı sayfalarda butonlar kayıyor, bazen tıklanmıyordu. Kâğıt üstünde hepsi basit. Ama iş uygulamaya gelince, insanın enerjisini tüketen şey işin kendisi değil; kime yaptıracağını bulma ve peşinden koşma kısmı.
İlk refleks klasik: “Bir tanıdık var mı?” Sonra birkaç mesaj, birkaç telefon… Derken WhatsApp’ta günlerce aynı şeyi anlatmaya başlıyorsun. “Şu renk daha iyi olur”, “font modern olsun”, “logo biraz daha sade dursun”… Bir noktada şunu fark ediyorsun: Sen tasarımcı değilsin, yazılımcı değilsin ama günün sonunda işi yaptırmaya değil, proje yöneticiliğine mesai harcıyorsun. Üstelik doğru kişiyi seçemezsen risk büyüyor: iş uzuyor, revize bitmiyor, teslim tarihi kayıyor.
Benim aradığım şey şuydu: İşi düzgün tarif edeyim, insanlar beni bulsun. Tek tek “kime yazsam?” diye dolaşmayayım. Bu yüzden yaparim.com.tr gibi platformlar bence değerli. Mantığı basit ama rahatlatıcı: Ücretsiz ilan açıyorsun, ihtiyacını net yazıyorsun; tasarımcılar ve yazılımcılar teklifleriyle geliyor.
Burada en işe yarayan kısım, teklifleri “hissiyatla” değil, daha somut şekilde değerlendirebilmek. Çünkü gelen tekliflerde sadece kuru bir rakam veya logo tasarım fiyatı yazmıyor; kişinin yaklaşımı, soruları, daha önce yaptığı işler ve geri bildirimleri de var. Bu da seçimi kolaylaştırıyor. İlanı tek seferde doğru yazınca, herkes aynı brief’i görüyor ve sen de teklifleri yan yana koyup karşılaştırabiliyorsun. Böyle olunca süreç “sonsuz mesajlaşma”ya dönmeden ilerliyor.
Benim deneyimimde en büyük kazanım para değil, zaman ve netlik oldu. Küçük bir tasarım işi de olsa, web sitesinde ufak bir düzeltme de olsa… İşi şansa bırakmak yerine, kısa bir brief ile ücretsiz ilan açıp doğru kişilerin sana ulaşmasını sağlamak gerçekten işleri kolaylaştırıyor. Günün sonunda, “keşke en baştan böyle yapsaydım” dedirten türden bir pratiklik.
